Kurulmuş masalar sosyete işi,
Her gelen oturdu binbir poz ile,
Olsaydı ortada anamın aşı,
Doyardı şu karnım belki haz ile.
Bir sohbet başladı şubattan, marttan,
Konçerto dinledik Bach'dan, Mozart'tan,
Kovalamayin beni yataga
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Devamını Oku
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Bir kitapta anlatılabilecekler bir şiire sığdırılmış.
Kelimeler öyle ustaca ve öyle idareli seçilmiş ki fazlalık tek kelime yok. Eksik de yok.
Örnek bir taşlama. Dönüp dönüp okunacak evsafta.
Tebrikler Sayın Köroğlu.
Şairler gecesinde dinledim bu şiiri, keşke herkes bu şiiri bir de şiiri şairin ağzından dinleseydi...
Hızlı esen zamana karşı, yenilmezliği ANADOLU-nun.
Şair ve ozanında ki o mübarek..
O mübarek kültür sevdası.
Selamlar ederim.
Bir sohbet başladı şubattan, marttan,
Konçerto dinledik Bach'dan, Mozart'tan,
Hiç haberim yoktu böyle bir şarttan,
Yenirmiş yemekler meğer caz ile.
SAYIN HOCAM...KİTABINIZDA DA OKUDUĞUM ZAMAN ÇOK BEĞENMİŞTİM...
İNANIN BU KADAR İÇTEN BİR ANLATIM GÖRMEDİM...BU KADAR DOĞRU:)
Rasim der ki, beni kimler getirdi,
Ben yemedim, yemek beni bitirdi,
Bütün kazancımı aldı götürdü,
Ödenmezmiş hesap burda az ile.
RASİM BEY BU KADAR GÜZELMİ ANLATILIR SOSYETE YEMEĞİ..TEBRİKLER..
Rasim der ki, beni kimler getirdi,
Ben yemedim, yemek beni bitirdi,
Bütün kazancımı aldı götürdü,
Ödenmezmiş hesap burda az ile
sosyete olmak için
o sofraya oturmak için
çok para lazım çokkkk
KESTİRME AŞI
Bağdaş kurup oturunca sofraya,
Gaşşığı sallarım üstüm tozuyla.
aşımı içerim bakmam tafraya,
Uğraşamam el kızının nazıyla.
Bizde sohbet olmaz gaşşık sallanır,
Garınlar doyunca yanak allanır,
Kestirme aşımız yarpız pullanır,
İşimiz ne bizim gavur cazıyla.
Al fadime çalar radyolarımız,
Kekik kokuludur çorbalarımız,
Ütü nedir bilmez urbalarımız,
Farkı yoktur kışın bizde yazıyla.
Çatalı nidelim kemirir yeriz,
Keskindir dişimiz bıçak eyleriz,
Karnımız doyunca şükürler deriz,
Türkümüz çalınır telli sazıyla.
Hepimiz dalarız tasın içine,
Niye deriz gerek var mı niçine,
Soframız açıktır Tanrı açına,
Karnımız doymaz ki hapın dozuyla.
Boğazımız yanmaz dudak şapırdar,
Bulgur pilaviyla damar kıpırdar,
Eve geç gelince avrat hapırdar,
Surat asıp bakar azgın yüzüyle.
Yemek bizi değil biz onu yeriz,
Ne bulsak sofrada nimettir deriz,
Lükse soyulup da olmayız keriz,
İnce'den soyleriz lafı düzüyle.
sabit ince Kayseri 26.5.2004
İnce der ki işin neydi orada,
Dolaşırsın yerde, gökte, karada,
Ne arıyordun ki öyle sofrada,
Rasim gardaş söyle bana...
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta