Sorular çoğalıyordu bazen.
Yetmiyormuş gibi cevaplar da kifayetsiz kalıyordu inadına.
Bir düşünce denizinde bir gül soluyordu.
Gülün can alıcı kırmızısı, düşünce denizini kan rengine boyuyordu.
O suya giren, bir daha çıkamayacağı gibi...
Kendini de bulamıyordu.
O su, cesetlerin suyuydu.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta