Ne İzmir eski İzmir,
ne de fuar eski fuar Yusuf.
Yerinde yeller mi esiyor diyeceksin belki.
Yel esse hani şöyle bir dokunur geçer,
sanki bir fırtına hatta boran,
her şeyi silmiş süpürmüş adeta.
Soruyorsundur şimdi.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




'Zaman her şeyin ilacıdır' demişler, yalan. 'Zamanla her şey unutulurmuş' demişler; koca bir yalan. İçimizdeki en büyük düşman oldu zaman. Onunla değişti bu kentler, büyüdüler. Büyürken köyleştiler. Aynı insanlarımız gibi! Farklılaştılar, tuhafklaştılar, anlamsızlaştılar. Ne bir selamın kıymeti kaldı, ne de kırk yıl sürebildi bir acı kahvenin hatrı. Öyle bir yozlaşma, öyle bir tahribat oldu ki şu son zamanda toplumda... O toz duman içinde dost, düşmana; seven, svilene; borçlu, alacaklıya; maktül, katile katile karıştı sanki. Şimdi gel de o has sevdaları, çocuk yüreğinin sevdalarını ara ki bulasın bu hengamede şair. Toplumumuzdaki sosyal ve etik değişimleri yalın ve şiirsel bir dille anlatan bu duygu yüklü dizelerinizi hüzünlenerek okudum. Tanık olan daha da etkileniyor kaçınılmaz olarak. Keyif aldım. Tam puanımla kutluyorum.
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta