Destan yazan millete, çoktan kurşun sıkıldı,
Siyasetçi züppesi, baş örtüye takıldı...
Biz A.B.ye girdik ya,(!) Milli misâk yıkıldı...
Kerkük ile Musul ‘u bir daha sorma hocam...
Dost saydıkların bile, dosta diş biler oldu,
Kitapta yazılana, insanlar güler oldu,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




'Kültür erezyonunu anlattığınız bu şiirinizin hem dili,hem içeriği mükemmel olmuş.Hem de bunu kimseyi kırıp incitmeyecek şekilde kaygınızı ve siteminizi belirterek yapmışsınız.
Şiirinize tam puan verip ve antolojime alarak sizi ayakta alkışlıyorum. Saygılarımla...'
Her mısraı bir roman kadar derin, ayakta alkışlanacak bir şiir.
Tebrik eder, selam ve saygılar sunarım...
Her dörlüğü ayrı bir haklılık anlatıyor... Malesef hocam, malesef... Elimizden de hiç birşey gelmiyor ve bakıp bakıp iç çekiyoruz. Hisseden yüreğiniz ve yazan kaleminiz dert görmesin. Selam ve saygılarımla. Mustafa Usta
Dozajı ayarlanmış mükemmel bir hiciv şiiri.Zevkle ve ibretle okudum.Kutluyorum tam puanla...Saygılar...
Sırtımızı dönüp de filistindeki zulme
Hepimiz ermeniyiz diye bağıdık, gülme...
Osmanlıya söveriz,Türklük de ne kelime
Kaybettik biz asılı, bir daha sorma hocam
Fuhuş aşikar oldu, edep usül kalmadı
Gençlik hip hop dinliyor, segah fasıl kalmadı
Erkek küpe takıyor, eski nesil kalmadı
Biz değiştik hasılı, bir daha sorma hocam
Lezzeti bir başka olmuş bu kez.
Yürekten tebrikler efendim.
Saygımla,
Celil ÇINKIR
Her iki üstadın da ellerinden öperim..
Eserlerinden dolayı kutlarım, saygıyla eğilirim...
Kalbi Muhabbetlerimle...
AÇIKLAMA:
Taharet ve gusül sadece müslüman olanları ilgilendiren bir konu ,doğrudur...Şiir anlatım olarak zaten gayrimüslüm olan vatandaşları kapsamıyor...Kaldı ki onlardan taharet ve gusüle uymalarını beklemek zaten abes ile iştigaldir.Şiirde anlatılmak istenen toplum saf tertemiz inançlı islamı yaşamaya çalışan içinde dedelerimizin,babalarımızın bulunduğu eski toplumdur.
“Gusülü” ,”nesili” gibi kelimelerin “guslü,nesli” şeklinde yazılması doğru değildir.Kelime yapısını bozar.Aynı şiirdeki “Hasılı” kelimesinin “haslı” şeklinde yazılması gibi.Bunlar hece ölçüsünü tutturmak için uzun yazılmamış,mananın bozulmasını önlemek için doğru şekli ile yazılmıştır.”Gusülü” kelimesi ise klavye hatası ile “GUSULÜ” olarak yazılmıştır.
Başka dinden kız alıp vermeyi dinimiz “haram” görüyor...Birileri sakınca görmüyor diye inancımdan taviz vermem düşünülemez.
Erkeğin küpe takması kadına benzemek isteme duygusudur ve benim dinimce haram sayılmaktadır.Kültürel etkileşimin kötü örneklerindendir.
Ben “eski nesil”i özlüyorum...Benim babam ve dedem ,ne bağnaz,ne de çıkarcı değildi...Osmanlı’ya söverek mi en arkadan en öne geçeceğiz?Bence şu andaki toplumumuzda yerleştirilmeye çalışılan gelenekler,toplumu duyarsız,ürkek,nemelazımcı hale getirmiştir.Yarınlara daha aydınlık yürümek,silkinip kendi benliğimize dönmemiz ile mümkündür.Birilerini taklit ederek hiçbir yere varamayız...Saygımla
MEHMET ALİ TERKEN
Kalemin, kelamın, yüreğin var olsun abi. Harika bir şiir.. tampuan+antoloji
Yeis öyle bir bataktır ki
Düşersen boğulursun
Azmine sım sıkı sarıl
Bak ne olursun.
Bu şiirinize genel yorumum olsun. Yanılgıya düştüğünüz noktalar var size olan saygımdan bu detaylara girmeyeceğim. Kaynakta hata olunca sonuçta da hata olması doğaldır.
Selam ve dua ile.
HER İKİ ŞİİRDE ÜLKE GERÇEKLERİNİ ORTAYA DÖKME AÇISINDAN MÜKEMMEL..BU NEDENLE HEM NAZİRE YAZDIRAN,HEM NAZİRE YAZAN ÜSTADLARIN YÜREĞİNE SAĞLIK..ZATEN HER İKİ ŞAİR DE TAKDİR EDEREK TAKİP ETTİĞİM ÖNEMLİM ŞAHSİYETLER..TEBRİK EDİYORUM
Bu şiir ile ilgili 25 tane yorum bulunmakta