SORMA,
NİYE GELDİN Kİ
DİYE ?
Yol boyunca
kurşun olup yağdın
yarama bereme,hayallerime.
Neyim varsa kaybettim
uğruna
umudumu bile,
son kez elini vicdanına koy
ve beni dinle.
Bunca tavır,
bunca sabır
ve sonsuz kahır.
Artık kaldırmıyor gönlüm
bu aşkın yükünü...
...
Yordun.
Yoruldum.
Özlemekten,
hayal etmekten,
kalbimi ikna etmekten
yok gibi görmenden
yok gibi görülmekten.
Dayanamıyorum artık,
senden esen çöl rüzgarlarına.
Ne Mecnun gibi sevebildim,
Ne Kerem gibi yanabildim.
Ne Yusuf gibi dik durabildim.
Ne kendim olup kalabildim.
...
Bir veba salgını gibi
kasıp kavuran bu aşkın izinde,
dikenli tellere takılıp düştü hayallerim.
Bakma öyle güçlü gibi göründüğüme
üflesen yıkılacak
kumdan kaleler gibiyim.
Anla ve artık sorma
“niye geldin?” diye,
ben cennetten sürgün yemiş
delinin biriyim.
Özgürlüğümü sattım
içimdeki şeytana,
Havva’sından incinmiş
Adem gibiyim.
...
Avunduğum yeter,
yeter yandığım.
Ben sana kırgınım,
ben sana kızgınım.
Bu şehri bu yağmuru
bu düşleri,
senden kalan gülüşleri,
bu aşkı bu kavgayı
bu kederi
elimde kalan üç beş ederi
İflas eden tüccar misali
sana iade edip,
gitmeye geldim.
...
Hoşçakal toyluğumdan
kalan eski sızım.
Gece karanlığımda
Zühre yıldızım.
Öyle,
ürkek ürkek bakma
gider ayak yüzüme,
girmesin kanıma gamzelerin.
Çek gözlerini gözlerimden,
ölümün menzilindeyim.
No’lur sorma “Niye geldin ki?” diye
Ben bu aşkın kötü karakteriyim.
/ Deli Hasan’nın hikayesinden /
Ömer YüceKayıt Tarihi : 1.4.2025 19:49:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!