Sular mı akıyordu, ben mi akıyordum
Bir bilinmezlik denizine doğru yavaş yavaş...
Gâribe, gurbete, yollara sordum
Dediler; sürünmek, işimiz bizim.
Zamanda bir lâhza, sonsuzda bir iz,
Belki de bir zerre bile değiliz.
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum
Devamını Oku
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum




'Ayrılık pek yaman gelmez hesaba
Sorarlar; şu hırka, senin mi aba?
Merhaba ey yolcu, yolcu merhaba
Selâmdır geçene taşımız bizim.'
Yaban ellerde taslar selam vermiyor ögretmenim. Insanin vataninda olmasi ne güzel! Tasindan topragina selam olsun!
Buralarda sorgu sual de yapilamiyor, ama Yaradan'in sorgusu tecelli eder insallah...
Siirinizin tümünde kendimi buldum. Soran, sorgulayan yüreginiz yasasin.
Haksızlığa boyun eğmeyip doğruyu aradık yarım asırda ama bulduk, ama bulamadık, yürük gene de aynı yolda ....Tebrikler Emin bey...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta