Bir şahinin bakışındaki keskinliğe,
yorulmuş, kendi dalgalarında uyuyan denize,
Şahlanıp Homeros’a gelmiş Truva atına sor beni.
Gecenin en hazin saatinde dolunayla törpülenen yıldız taşına,
alevler içinde bir yudum su arayan kelebeğe,
kanat çırptıkça dökülen tüyünden önce düşen orman kuşuna sor beni.
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta