Bir şahinin bakışındaki keskinliğe,
yorulmuş, kendi dalgalarında uyuyan denize,
Şahlanıp Homeros’a gelmiş Truva atına sor beni.
Gecenin en hazin saatinde dolunayla törpülenen yıldız taşına,
alevler içinde bir yudum su arayan kelebeğe,
kanat çırptıkça dökülen tüyünden önce düşen orman kuşuna sor beni.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta