- Bırak şimdi şunları küp küp doğramayı da dinle. Öyle bir rüya ki
anlatmazsam unutacağım.
- Anlat anlat, hava çok soğuktu ya soba da tütmüş, bir tarafın açık kalmıştır.
- Hamam ama Galatasaray hamamı gibi, çok buğulu değil ama yani kümbeti falan farkediyorsun. Buğunun içinden birden belirdi çehresi. Ahmet Haşim.
- Sen Ahmet Haşim’i ne tanırsın ki.
- Yaa sulandırma işte rüya. Fotoğrafları falan aklımda heralde siyah beyaz. Güm güm balyozlarla vuruyorlar, buharın ortasında tozlar uçuşuyor ve ben göbektaşında kımıldıyamıyorum. Hani ameliyat ortasında ayılmıştım da sesleri duyuyordum ama bağıramadığımı farkedemiyordum ya öyle, bilincim yerinde ama kımıldayamıyorum.
- Uzatma işte. N’oldu, Haşim sana ilanı aşk mı etti?
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta