Sözcüklerin doyumsuz fırtınasında saf ve yalındır yolculuk
Bir şimal rüzgârı eser uzaklardan, savrulur sevdanın külleri
Ölümsüz bir şarkı, bitimsiz bir hikâye gibi aşar kilometreleri
Sarıp sarmalar iki sonbahar kelebeğini efsane bir sonsuzluk…
Seni bana bağlayan gizem bağlarıyla bağlandım yüreğine. Açmayan umutlarım vardı gönül bahçemde. Çölümdeki kaktüsler susuz, yüreğimdeki ay’lar ışıksız, gönlümdeki yıldızlar dargındı gecelere seni tanımadan önce. Sözcüklerinin doyumsuz fırtınasında saf ve yalın bir yolculukla ülkene uçtum, bir şimal rüzgârıyla nehirlerine daldım ve ölümsüz sevda külleriyle ruhuna doldum.
Yüceden mi geldin sen seher yeli
Daha dostum eller ile gezer mi?
Solmuş derler gül benzinin iziği,
Daha dostum eskisinden güzel mi?
O ne dedi, sen ne dedin varıncak?
Devamını Oku
Daha dostum eller ile gezer mi?
Solmuş derler gül benzinin iziği,
Daha dostum eskisinden güzel mi?
O ne dedi, sen ne dedin varıncak?



