Sonbahar her haliyle "İşte geldim, buradayım!" diyor. Yapraklar, yaralar gibi dökülüyor. Yağmur, gözyaşları gibi dinmiyor. Hava, yalnız bedenler gibi soğuk, üşüyor. Camda yağmur damlalarını izlerken gözler titriyor. Oda karanlık, sokak lambasının ışığı vuruyor duvarlara. Duvarlarda gölgeler savaşıyor. Pencerenin pervazından içeri giriyor rüzgâr. Masayı aydınlatan mum sönüyor. Mektuplar yine yarım kalıyor. Sonbahar neden sürgüncü bir diktatör gibi kuşları göçe zorluyor, yaprakları renginden, dallarından ediyor?
işte sana geliyorum
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek
Devamını Oku
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta