Sonbaharın o solgunluğunda yüreğimde bir hazan rüzgarının serinliğinde huzur bulurum...
Düşünürüm her gece yaptıklarımın yanlışlığını doğruluğunu.
Pişmanlıklarım olsada anlam bulurum olgunluğumun ateşini yaktıkları için,
İçten içe pişerim çamurun pişmesi gibi; Öğle pişerim ki en küçük bir yanlışta şidetli çarpışa uğramış gibvi parçalanırım...
Ansızın bulutlanır gözlerimden acılarla düşerken gözyaşlarım,yakar içimden bir yerlerimi dünün bugüne verdiklerinden dolayı...
Yalnızlığımın o soğukluğunda yabancı kalmışım yaşama,
Ders verdi en çetininden iltimas geçmedi hayat kimsesizliğimde.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



