SON BAHAR
Gece aniden uykudan uyandım. Birden başucumdaki lambamı yakmaya çalışırken başımı etajere kanatırcasına çarptım. Canım çok acıdı. Sonra kalktım aynaya baktım. Başım kanamamıştı. Buzdolabına yöneldim gözlerimden akan boncuk boncuk yaşlarla. Bir kaç tane buz barçası indirdim buzluktan ve bir beze sarıp buzları başıma koydum.
Dışarıda karanlık yavaş yavaş yumuşuyordu. Gece güne dağılıyordu. Uzak ama tanıdık diyarlardan kuş sesleri geliyordu. Son bahardı artık. Yalnızlık zamanı. Hüzün kuşanmış sonbahar zamanıydı artık. Peki, benim bu mevsime bu kadar sıkı sıkı tutunmam nedendi
Nedendi şafağın bu vakti kendimi bu kadar son bahar hissetmem. Gözlerimden akan yaşlarla, başımda eriyen buz damlacıklarının birleştiği yerde büyüyen yalnızlığım, avuçlarımın soğukluğu, kimsesizliğim, fersizliğim. Nedendi bu içi boşaltılmış bedene sahipliğim. Bu ruhu çekilmişliğim nedendi. Şafağın bu vakti başımın acısını bahane kılıp böyle kendi gözyaşlarımla boğulmam nedendi.
Ömrüme sunduğum bu yalnızlık ayinlerim nedendi.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




güzel bir paylaşım tebrikler
KUTLARIM EMEĞİNİ.. TEŞEKKÜRLER PAYLAŞIMINIZA..
ÇOK GÜZEL DİZELER BUNLAR SEVGİLİ RABİA..
ASLINDA HER NE KADAR BİR MEKTUP GİBİ GÖRÜNSEDE YÜREĞİN O HİÇ GELMEYENE GELMEYECEK OLANA SUSKUN ÇIĞLIĞI.. KUTLARIM EMEĞİNİ.. TEŞEKKÜRLER PAYLAŞIMINIZA..
Hanımefendi
MÜKEMMEL bir şiirsel mektup olmuş. Finali de çok yakışmış. Severek okudum. Kutlarım ALKIŞLARLA gönülden. Tam puan gönül denizimden.
Bu son bahar benim son baharım biliyorum. Korkmuyorum. Çünkü ben tüm son baharlarımı sana emanet edip hiç bilmediğim baharlara gidiyorum.
Tebessüm kokulu bitimsiz saygılarımla...
_____________Âlimoğlu___________
bilmediğim baharlara gidiyorum.
Diline saglık
Sen başka bir hayatın insanısın, o hayatın tam ortasındasın. Şimdi kendi sonbaharını yaşıyorsun. Belki duygularının girdabında çırpınıyorsun. Zulanda eski bir sevdanın yaraları kim bilir belki bu sonbahar sende beni düşünüyorsun. Uyuyorsun, yürüyorsun, seviyorsun, üşüyorsun, gülüyorsun, ağlıyorsun, kendi yaşamını soluyorsun. Ama biliyorum o yaşamın içinde öyle anların oluyor ki yoruluyor ruhunu bir kenara yığıp bırakıyorsun. İşte o anlarda sende son bahar oluyor, Oradan oraya savrulan kendini rüzgâra bırakan sarı bir yaprak oluyorsun. Sende kendi yalnızlık ayinini yaşıyorsun.
Bu son bahar benim son baharım biliyorum. Korkmuyorum. Çünkü ben tüm son baharlarımı sana emanet edip hiç bilmediğim baharlara gidiyorum.
***
GÖNÜL BAHÇEMİZİN RENKLİ DÜNYALARINDA, YÜREĞİMİZ TEK BAŞINA KALMAMALI ÇÜNKÜ YABANCISI DEĞİLDİR BİLİNMEYEN BAHARIN DİYARLARI.
SEVGİYLE RABİA HANIM
Tam Puan/G ö k m e n
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta