Kışın bağrına düşmüş bir geceydi payımıza düşen. Bizden arda kalan boş bir kümeydi sevgili. Ne sen vardın içinde ne de ben. Anılarımız sersefil oldu üç-beş serserinin dilinde.
Hani o sahildeki bankta otururken bizi imrenerek seyredenler var ya, geçende yine gördüm onları. Seni soruyordu bakışları bana.
“Yok! ” dedim.
“Gitti! ”
Hüznü takınıp giden çocuklar gibi başlarını önlerine düşürüp, gittiler. Ben yine aynı yerdeyim, aynı bankta, hatta aynı köşedeyim sevgili. Kucağımda ise, son bakışından kopardığım hatıran.
Gittin sevgili!
Benden daha çok sevdin belki ama gittin. Suçlusun bana göre. Ölüme mi yoksa hiçliğe mi karıştığını anlamadığım bir boşluk bırakıp gittin.
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Devamını Oku
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!



