Ne kadar söyledim, laftan almadı.
Çıkılmaz batağa, düştü gidiyor.
Yola getirmeye, gücüm kalmadı.
Doğru dürüst yoldan şaştı gidiyor.
Gerçeği söylerim, anlar tersini.
Sadık olan dostun duymaz sesini.
Arayıp sormadan neyin nesini
Karanlığa doğru aştı gidiyor.
Bil ki bir düşküne, Alevi bakmaz.
İnancını bilir, onurun yıkmaz.
Kirlenmiş su ile bulanıp akmaz.
Çevreye bakteri saçtı gidiyor.
Yıllardır kariyer sahibi arar.
Yakalar zaafını, kanını sorar.
Çukura düşünce gör neye yarar,
Ayağına kuyu deşti gidiyor.
Aldandın tipine, sandın hazine.
Faka basar gibi bastın izine.
Bir gün hak verirsin dostun sözüne
Amma fırsat elden kaçtı gidiyor.
Halkın ozanları doğruyu söyler.
Engel olamadı paşalar, beyler.
Yuvaya acımaz, cana kast eyler;
Bulmuş töreciyi geçti gidiyor.
Hukuk’a benzemez töre yasası,
Hele bir duysunlar soyu obası…
Laf söz dinlemezler bozuk mayası,
Eyvah tehlikeye düştü gidiyor.
Biraz dokunduysam, gocunmayasın.
Acı konuştuysam, gücenmeyesin.
Sevdiğim içindir, incinmeyesin.
Bu son uyarıyı seçti gidiyor.
Dinle gayrı can dost, sözümden anla.
Değer verme zehir saçan yılana.
Bozma düzenini, gel doğru yola.
Turanî’nin sabrı taştı gidiyor.
29.08.2009
Duran ÖzaydınKayıt Tarihi : 30.5.2010 23:34:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!