Rengarenk çiçekler vardı mavi panjurlu evin bahçesinde
Patika yolun kenarında yeni boyanmış çitler göz alıyordu
Ihlamurlar çiçek açmıştı sanki yalandı gelmeyeceği
Şair bahsetmemişti tavan arasında asılı duran çerçeveden
Çivi çiviyi sökerdi hani gün gelir dönerdi leylekler göçten
Kaç yıl oldu bacalar temizlenmedi hala odalar buz gibi
Bir yuva dağılmasın diye soba tutuşmadı seneler boyu
Evin boyası da solmuştu zaten oysa eskiden nasıl da parlaktı
Arka pencereden güneş girerdi sonbaharda perdeyi aralayınca
Oda ısınırdı, yalnızlık ısınırdı, sensizlik ısınırdı
Şimdi tüm mevsimler üşüyor, kalp üşüyor, hayaller üşüyor
El ayak çekilince sokaktan, bahçe kapısının gıcırtısı duyulurdu
Sanki bir tren geçerdi geceyi yararak sessiz çığlıklarla
Düşen her yaprak hafif bir esintiyle gelen son yok oluştu
Bir daha dönmeyecekti son durakta inen yolcular
Sessiz gemilerden el sallayan da olmayacaktı son defa
Yok olmuştu bir kere tüm umutlar dallar yeşermeyecekti
Çiçekler açmayacaktı bir daha yağmur yağmayacaktı
Bu ev, bu sokak, bu yürek böylesine sevmemişti kimseyi
Ve bu adam son kez kapattı aşk defterini….
Ahmet SuyadalKayıt Tarihi : 8.1.2011 01:06:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!