I
Son gelenler gittiler en son azığımızla,
Türkümüzü susturduk kendi dudağımızla.
Ne sen beni anladın ne ben anlatabildim,
Ne saatlerimiz durdu, ne seni tutabildim.
Kurşun olup vururken ne varsa düne ait,
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Kendi ayak izlerim bir gün yitirir beni,
Yitik/sin’in taşına elbet götürür beni.
Şu yorgun semazen ki; yine narında döner,
Son demimde ışığım bakışlarında söner.
Şimdi güldüğün şiir yarın dokunur elbet,
Bugün okumadığın okunur ilelebet.
Dinmeyen bu fırtına alır götürür beni,
Kendi ayak izlerim bir gün yitirir beni.
Elbet anlayacaksın, inan ki biliyorum,
Gülüm, senin gittiğin yollardan geliyorum.
Çiledir ıstıraptır -kıyamam- kaybolursun,
Aradığını değil cellâdını bulursun.
Anılar küser sana, fotoğraflar sararır,
Dün “Biz”imle şenlenen pencereler kararır.
Sitem değil yazdığım, sadece inliyorum,
Bir gün anlayacaksın, inan ki biliyorum…
Sayın Özcan mükemmel bir esere imza atmışsınız...Kutlarım, tebriklerimle...
kalemiyin tadında olan bu güzel şiiri paylaşıma sunan usya selam olsum yüreğine sağlık üstad sevgilerimle
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta