Bir mezarlık ise sana son durak
Dünyalık ne paran ne borcun olur
Sanma ki orası havuzlu konak
Oturmaya ne taht, ne tacın olur
İster saraylı ol istersen paşa
Hayat dönecektir gördüğün düşe
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




kalemi tam puanla kutlarım. keşke o günü gelmeden düşünsek daha güzel hazırlanırız ahirete.dünyayı da bu kadar yaşanmaz hale getirmezdik.
Kabir insanoğlunun mecburi duraklarından sadece birisidir ama asla son durak değildir. Zira önünde geldiği yoldan daha uzun olan gideceğin bir yolu vardır. Dünyadaki sınavını güzel vermişse kabir durağında işler kat'a dediğiniz gibi olmayacaktır. İsrafil (as) sura üfleyinceye kadar orada ruhani bir hayat yaşayacak ama çok hoş bir muameleye tabi tutulacaktır. Kişi imandan ve amel-i salihten cüda ise yandı gülüm keten helva. Zira anasından emdiği sütü burnundan getirecekler ve onu mahşer kuruluna kadar asla rahat yatırmayacaklardır.
'İNSAN BİR YOLCUDUR. YOLCULUK İSE ERVAH-I ALEMDEN, RAHM-I MADERDEN, SEBAVETTEN, GENÇLİKTEN, İHTİYARLIKTAN, DÜNYADAN, KABİRDEN, BERZAHTAN, MAHŞERDEN, MİZANDAN, SIRATTAN VE KÖPRÜDEN GEÇİP EBED-ÜL ABAD'DA SON BULACAK BİR UZUN SEFERİ İMTİHANDIR.'
Yani Necati bey kardeşim, biz daha yolun yarısında bile değiliz.
Hayırlı ömürler ve hayırlı ölümler inşaallah.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta