Dilime bir matem tutturasım var. İzbe bir sahil kahvesinde, nemden yaşlanmış tahta kokusu eşliğinde. Buruk taze bir çay, ömür demlenmiş, gün tuzlanmış geride kurak bir beden. Mırıldandım gölgelenmiş saatlerde ve sürüldü bir mısra, âlemimden;
“Zaman intihar, günah her zaman!”
Nefesler kesildi mayadan, mum ışıkları dik bir delikanlı. Masam bir hücre kadar yalnızlık, kalem meyil etmiş nar’a yaptığım imkânsıza bir yolculuk. Bir durak zaman, bir durak eksen belirsizliklerin ilkesinden uzanıyorum tozlu raflara. Kaldırın koyu gri bulutları, koyun maviliklerin en derinine zamansız çocukları.
Bir mısra daha sürülsün ocağa.
Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu, ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Devamını Oku
Felaketim olurdu, ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta