İki gözüm...
Sana bu kelimeleri dört metrelik
Bir odadan yazıyorum.
Belki de hiç görmeyecek gözlerim,
İstanbul'da günün batışını.
Belki de hiç görmeyeceğim,
Bu müebbetlikte gözlerinin rengini.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




muhteşem güzel duygulu bir şiir kutlarım ..
Tek kelime ile mukemmel bir siir!!
Tum Kalbimle tebrik ediyorum.
selam ve saygilar..
çok çok beyenerek okudum......
Ve seninle bakacağım boğaza deniz gözlerinden
Sakın üzülme.
Beni öldürselerde
Seni alamazlar ki benden,
Seni daima seveceğim
İki gözüm,Sevdiğim,Aşkım....
kaleminizin susmamasını diliyorum.
müzeyyen başkır
CAN OĞLUM HARİKA BİR ŞİİR SESİYLE YORUMUYLA VEDE DİZELERİYLE YÜREĞİNE SAGLIK
çok güzeldi.tebrikler.
Hiç şüphesiz çok zor bir durum...güzel bir anlatım tebrik ederim
'Bu güzel eseri iki kez okudum ve şiirdeki konuyu yaşanmış ve başka birinin hayatını kaleme almışsınız gibi algıladım.Şiir baştan sona mapusta geçen bir kesit, çok beğendim.'
Tebrikler, kutluyorum.Yüreğine sağlık.
Ant+10 puan diyorum ve puan panelinde bir sorun var. Yürekten puanımı gönderdim.
Selamlar.
Beğenerek okudum ve dinledim........Tebrikler
Bu müebbetlikte gözlerinin rengini.
İki gözüm...
Burada zaman sadece düşüncelerle geçiyor,...güzel şiir.okudum..tşk.şairim..
Doyasıya sevemeden gittiler.
Bir yurt sevgisi vardı yüreklerinde
Bir de insan
Ve canlısıyla cansızıyla doğaya özlem.
Suçları
Doğru bir gözlemdi yaşama ilişkin.
Sevdiklerini doyasıya sevemedin
Diyeceklerinin tamamını diyemeden gittiler.
Yayılmacıların bekçi köpekleri
Ölüme ittiler onları.
Uykusuzdular
Adalete aç
Ve susuzdular.
Korkusuzdular ölümün eşiğinde.
Yüreklerinden karanfilli sevdalar taşıyordu
Ve karanfilli sevdalar taşıyordu yürekleri yarınlar için.
Onursuzca yaşayanların karşısında
Onur anıtı
Ve yiğitliğin birer kanıtı gi bi durdular son kez.
Ve korkusuz gözleriyle
Lekelenmiş bir adaletin
Titreyen yüreğini vurdular son kez.
Onlar
Sapkın ve kirli
Ve zorba
Ve hoyrat
Ve tutsak
Ve gücünü ihanetlerden alan fırtınalarda
Eğilmeden kırıldılar
Ölümün soğuk bedenine
Gözlerini kırpmadan sarıldılar.
Ve biz
Hıncımızı
Kalbimizin derinliklerine
Bir mücevher gibi gömdük.
Bir gün
Kalbimizi kendi ellerimizle yaracağız.
Ve gömdüğümüz mücevheri
Bir daha gömmemek üzere çıkaracağız.
Güzel şiirini destekler mi bilemem. Bunlar da benim yüreğimden dökülenler...
Yüreğine sağlık dost.
Bu şiir ile ilgili 20 tane yorum bulunmakta