12 Eylül yılları, baskılar tüm hışmıyla sürüyor.
Kaçaklık dönemim, bol bol kitap okuyorum.
Daha internet icat olmamış, küçük bir defterim var.
Kayda değer satırları not alıyorum.
Dün bir göz attım, aman tanrım, neler yazmamışım ki...
Son sayfadan başlayayım...
Sanki bugünlere gönderme, Oscar Wilde'dan;
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Çok güzeldi çok...Yürek hiç yaşlanmaz ki Hocam...Sanırsın hep on yedi...
Herkes zamanını yaşıyor ve kapanıyor son perde... Bu kaçınılmaz bir döngü...
Yaşlanmak da güzel.. Yeter ki kimselere muhtaç olmayalım...
Ben de sık sık derim:
Bir anlık başınızı gökyüzüne kaldırın ,bi nefeslenip doğaya bakın ... Bu dünyanın hengamesini unutun ,o da ruhumuzun teneffüs vakti olsun... :) diye... Üstelik bedava..
Duyarlı yürekler ,yaşamı kendi çabasıyla güzelleştirir...
O deli dolu yıllar ise bir anı olarak kalır... Biz de canımız isteğinde uçar gideriz o yıllara... Yani Değerli hocam ; İnsanın kanatları anılarıdır...
Bugün siz ve şiirleriniz bir armağan oldu bana. Hele ki bu zor günlerde.
Yaşama bir kez daha teşekkür ettim. İyi ki benim güzel dostlarım var diyerek...
Var olun siz.
Sağlık ve umut dileğimle, selamlar.
Saygımla...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta