Sokaklarda Mehlika
Mehlika’yı arıyorum Çankaya sokaklarında;
Zor bir iş bu, günlerdir aç susuz bir berduş gibiyim;
Kafamda günah düşünceler yaşatıyorum,
Binalar çok hem de yüksekler…
Ama kış gününde olmaz böyle işler.
Bir tiyatro sahnesinin önünden geçiyorum öyle büyük öyle yüksek,
Merdivenlerde dokunulmamış bir simit var;
Koklayıp yalandığım sokaklar getirmiş olmalı.
Caddenin kenar kaldırımlarına bir konak oturtuyorum,
Boğazın kenarında gördüğüm çift katlı konaklardan;
Balkonunda caddeyi izliyorum her denizi izler gibi.
Kör mü oldum bir anlığına arabalar
Martıya benziyor uykusuz gözlerimde,
Bir parça simit fırlatıyorum martının sesi geliyor “düüt” diye;
Yüzüm ilk defa hareketleniyor kaç zaman sonra.
Sırtımı gevşetirken eski ezgilerden biri
Duyuluyor sanki kulaklarımda,
Elimdeki simit ısınıyor bir de çay düşlüyorum.
Ama hâlâ kuru geliyor ki simit
Gördüğüm anda kovacağım konağın aşçısını,
Yemin ediyorum!
Ve Mehlika’yı bulamıyorum,
Ama o şiirdeki yedi gençten biri gibi de değilim;
Elimdeki çay bardağında gizli bir cihan yok,
Ne de parmağımda gümüşten yüzük:
Senelerce düzelmeyecek azılı bir deliyim sadece!
Kayıt Tarihi : 28.2.2026 23:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!