Hüzün takıntılı şiirler yazıyorum.
Sen olmadığın sabahlara zaman küsüyor
Buğulu camlardan doğaya bakıyorum
Kokuna, gölgene hasret kar suskunluğuna,
Kara toprak bembeyaz bir yorganla örtülmüş
İçimde birden parlayan isyanla sarsılıyorum
Hüzün takıntısına elem, keder katıyorum.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Yürek süt limanken yazılmıyor hüzün takıntılı şiirler. Ya hüzünler bize takılıyor. Ya da bizim ayaklarımız hüzne. Sonra kaleme hüzün bulaşıyor. Kutluyorum Dinmez bey. Yine özgün. Yine okunası...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta