Bir çaycı vardı sokağın başında,
Dumanı hafifçe yükselen bacasına.
Oturup iki bardak söyledim;
Biri kendime, ötekiyse gelmeyecek birine…
İnsan bazen yokluğa da yer açıyor masasında.
Ben bekledikçe ağırlaştı masanın gölgesi;
Çamurlu bir akşamın içine düşen,
Sessiz bir çakıl taşı gibi
Senden kalan heceler yoklayıp durdu cebimi;
Kırışmış bir fotoğrafın kenarındaki,
Soluk mavi bir tebessüm gibi.
Yıldızlar savurdum gün ışığının kucağına,
Geceyi utandıracak kadar cesur.
Gündüz onları tanımaz sandım;
Avuçlarımda karanlıktan kalma izler,
Alnımda sabaha yakalanmış düşler vardı.
Cesaret geceye yakışır sanırdım,
Oysa en çok aydınlıkta üşürdü insan.
Kayıt Tarihi : 22.2.2026 13:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!