Gecenin olmadık yerinde sazlar susuyor
Tutup senden söz ediyoruz üç beş kişi
Birkaç kırlangıç ölüyor
Bir kanyon şiirsiz kalıyor
Üstümüzde nakış gibi ay ışığı
Gözlerimizde şiir
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Hüzün dolu değerli dizelere sonsuz tebriklerimle.
Yüreğine sağlık sevgili Bülent.
Antolojide yeni bir adet hani; Şiirin Hikayesi. İşte şiirin şiir kısmını hikaye kısmına alsanız, sonrada tekrar buradan yola çıkarak yeni bir şiiri kaleme alsanız ne kadar güzel olur. Zira Maltepe de ağaran günün karşılığı yetmedi dizelere. Yani doymadık, doymadım yani. Tam şiir ile kaybolacağım yerde şiir bitti. Oysa kanyonda şiirsiz kaldı bizde….
Bazı şiirler tadımlık derler ya hani; teşbih yerindeyse eğer şu güzel şiirle ağzımıza bal çaldı şair ve çaldığı yerde bırakıverdi. Oysa en olmadık yerinde gecenin sazlar sussa da şair konuşsun yazsın isterdim. Yazsın ve devam etsin şiire. O dost sofradan erken kalktı diye bizleri şiirin başından erken kaldırmak niye! Daha söz edecek çok şey vardı belki de.
Tebrik ediyorum doyamadığım şu şiir için.
Maltepe de hüzün dolmuş kadehe.. şiir olup yudumlanmış.. Ay ışığı ekilmiş yüreğe..
Muhteşemdi.. şiir ayrı hikayesi ayrı güzellikte.. Kutluyorum gönülden. Sonsuz saygı ile..
Yüreklerimizin derinliğinde biriken sevda, mutluluk, ümit, beklenti, hüzün ve buruklukların tezahürü, Seyrine daldığımız Âlemlerden den, gözlerimizi iç âlemimize çevirirken devşirdiğimiz birikintilerimizi, kendi iç dünyamızdakileri bir dantela edasıyla sayfalara nakşettiğimiz her birisinin bir hikâyesi olan, içerisinde bir ruh ve yaşam barındıran ve adına ŞİİR dediğimiz;
Yürek sesinizi candan kutlarım. Tebrik ve Selamlarımla.
Yüreğinize sağlık duygu yüklüydü,saygı ve selamlarımla
buram buram özlem ve hüzün...
Harika bir şiir, beğeni ile okudum kutlarım.
Sizin şiirlerinizde hüzün bile güzel.Şükranlarımı sunarım hocam.
Öğrencilik yıllarımı hatırlattınız.Ankara Maltepe vede kızılay'da geçen güzel günlerimi anımsadım birden...kalemin daim olsun birader.o düşüncelere saygılar.
farklı ve etkili bir anlatım dili...
şiir sevgisini kamçılayan mısralardı.
tebriklerimle şiire ve şairine.
sevgi ve huzurla kalın efendim.
Bu şiir ile ilgili 31 tane yorum bulunmakta