Vuslata hasret yollarımıza şimdi kar yağıyor, her tanede bir yürek can veriyor gizlice. Mevsim hep farklı gözler hep aynı olsa da, özleminle kuruyan güllere şimdi kar yağıyor…
Senden sonra buz kesen ömrümün üşüyen yaralarını saran müebbetlik aşk mahkûmuyum. Oysa kimsenin giremediği ve görmeye korktuğu güzellikler düşüdür hayatım bir köşede yeşeren…
Uykularındaki tren sırtındaki kar yüzündeki silinmeyen mahzunluk… Bak işte ben yokum artık. Aynadaki benim sen halim
Ne beslediysem onu yaşayacağım uysal karanlığımda. Anılar akarsa gözlerimden damla damla, ilmek ilmek. Okyanus mavisi gözlerine saklanacağım
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




güzel ve farklı tebrikler...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta