Taa uzaklara gittim.
Çok gerilere, geçmişe!
Sobada kaynayan ıhlamur çaylarını,
Kestane pişirdiğimiz,
Alevlere baktığımız günlere!
Kış günlerinde sobanın yanında uyuduğum,
Anemin sobada kızarmış ekmeğin üzerine sürdüğü tereyağı kokusuna.
Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...
Devamını Oku
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...




Geçmiş.........Çocukluğumuz ve sığınağımız.......Tek kişilik bir sığınaktır ne yazık ki.....bizim korunaklı geçmişimiz artık kimseye cazip gelmiyor.......
'Külde közlenmiş patates yesek.
Hep çocuk olsak sobanın yanında uyusak
Kimse seslenmese dönmesek geleceğe ' Hani 'silah icat oldu, mertlik bozuldu' diyoruz ya ezberimizden çıkmayan dizelerle. İşte öyle birşey medeniyet. Eskiyi de aratır oldu pek çok şey. Bir de sobanın üzerinde kestane pişirmenin tadına doyulmazdı ama ne yazık ki unutulmuşlar arasına katıldı her bir. Tebrikler kardeşim, söyletti dizeleriniz. Sevgiyle kalın.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta