Nerede o imkânsız akıp giden sevdalar
O vefasız geçmişten alacak sızım kaldı
Gözüm dalar maziye iki damla yaş dolar
O gün görmemiş yerde birazcık nazım kaldı
Ne karakış ayları ne bahar nede yazlar
Ne türküler söylendi çalındı onca sazlar
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



