irticai bir sebep arıyorken bırakıp gitmeye
Yılları yırtık takvimlerde bıraktım
Sonumuz oldu bu aksi haller
Çetin sevdalar çekilmez acılar yaşattı bize
Belki de benzer acıların Kader ortağıydık
Siyahın nihan şarkıları çalardı
Biz susardık, hep susardık ölüme
Ay Volta atarken bulutlar ardında
Yakamozlar gibi denizlere saçıldık
Ey yüreğime şarapnel gibi saplanan sevda
Buzdağından görünmez engeller var aramızda
Ölçülmez mesafeler, yürek yaralayan Yazgılar
Tınısını unuttuğumuz şarkılar var dudaklarımızda
Görmüyor musun
Yüzüne haykıramadığım bu sevdayı
mürekkep bulaşığı kâğıda döktüm,
Ne gözyaşları içinde yad ettim seni
Bir bilsen
Siyâhın nihan feryadında
Kalbinden kazıya kazıya söktün beni
Her gece lanet bir sancı içinde, soğuk terlerle uyandığım
Sensizliğe alışmaya çalıştığım
Başımı koyup o kirli yastığa
Seni düşünmeden uyuyamadığım
O gecelerin, o acıların hesabını ver bana
Hesabını ver
Yalnızlığa Sırtımı dönüp uyudum bu kez
Odam soğuk, yorgan soğuk
Dil bulaşığı bir beddua ile kendimi kovdum hayallerimden
Ne gözlerine bakabildim, ne de bir tek söz söyleye bildim
Bazen sevmek, namluda kurşun gibi susmaktı
Gözlerinden yüreğime tetiklenen gözyaşlarımız vardı
Endemik dağlarına karlar yağıyordu
El ayak çekilmiş kentlerden
Herkes kendi içinde bir savaşta
Bir ben üşüyerek kedi ürkekliği masumiyetinde
Yüreğinin olduğu yerlerde dolaşıyordum
Bir başıma
Bu haykırışı sustuklarına say
Serseri mayın mı gözlerin
Her bakışta yüreğim böyle bin parça
Bazen sevmek, kırık camlar üzerinde gezinmektir
Kanarsın, ağlarsın, susarsın sonra
Siyahın nihan tınısını duyarsın
İç çekersin derin bir of'la
Ferhat Koçoğlu
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 21:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!