Siyahın en güzel hali
Gıpta ile seyrederken beyzayı
Gözüm hep takılır
Siyahın bendeki sevinişine
Gözlerin karın düştüğünü hiç gördümü Bilal?
Öyle düşerde dilinden Ahad
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Sevgili dostm bu şiirini çalıyorum organizasyonlarda seslendiricem..bana dedilerki dursun ali erzincanlı şiirleri oku,bende hayır dedim kendi tarzımı oluşturucam,ama biliyorsun dimi:)benim şiirlerim camilerde okunacak gibi değil pek:)şiir için teşekkür ederim telif hakkınıda gönderirim merak etme:)
çok harika bir şiir seslendirmede çok güzel olmuş yalnızca ehad kelimesi tecvid ve mahreçli olarak söylenseydi şiire başka bir ahenk ve güzellik katabilirdi.
tekrardan kutluyorum selam ve sevgiler
Sevgili Güldeste'ler :)
HAFTANIN ŞAiRi Mustafa Doğan 2***KUTLUYORUZ***
Güldeste Şiir Grubu/nda seçici kurul tarafindan;
HAFTANIN ŞAiRi seçilen Mustafa Doğan 2 beyefendigi
Can-ı yürekten TEBRiK ediyoruz...
Başarılarının devamını ve hayatta MUTLULUKLAR diliyoruz....
En güzel şiirlerinden biri ile bu güzel başarısını KUTLU/yoruz...
Güldeste Şiir grubu kurucusu
Fatımâ Hümeyrâ Kavak
Seçici KURUL
Seyit KILIÇ
İrfan YILMAZ
Melih BAKi
İbrahim YILMAZ
Hamit KÖRKEN
Deryâ DENiZ
Necdet EREM
Recep AKIL
Mehmet NALBANT
Salih KOZAN
Alaaddin UYGUN
Fethullah GÜMÜŞ
Mübeccel Zeynep ÜNALAN
Mücella PAKDEMiR
Saniye UZUN
Melahat TEMUR
Fatimâ Hümeyrâ KAVAK
**************************
-Siyahın en güzel hali
Siyahın en güzel hali
Gıpta ile seyrederken beyzayı
Gözüm hep takılır
Siyahın bendeki sevinişine
Gözlerin karın düştüğünü hiç gördümü Bilal?
Öyle düşerde dilinden Ahad
Sözcükler kıskanırdı
Dile bu kadar yakışan kelamı
Siyahın en güzelini
Seyrederdi semavat
Neydi Bilal
Sokak çocuklarına seni bir dinara
Taşa tutturan
Gövden kan içinde sabit kılan neydi
Kimi gördünde kara
Üstünde bu kadar beyaz durdu.
Kimdi Bilal kim köleyi efendisinden
Üstün kıldı
Kızgın güneş gölge ederde
Gögsündeki taş senden çok inler
Bir çağrı düşer dilinden
Asırlar tekrar eder
Şimdi anlıyorum
Bülbüller neden Ahad der
Ve Aklıma şimşek olur
Bir Ahad kaç kırbaç eder
Bir sıddıkın avuçlarında
Beyaz bir güvercinsin artık
Hürriyet ikiyüz dinar
Kanatların kırılana kadar uç
Belliki düştüğün yer
Cennettir.
Mustafa Doğan 2
Tasavvuf kokulu, muhteşem bir şiirdi.Sanki Bilal- i Habeş-i de bu şirden haberdarmış gibi geldi bana. Ne dersiniz üstadım?. İlhamınız bol, kaleminiz daim olsun...Naime ÖZEREN
ÇOK GÜZELL KARDEŞİMM KALEM TUTAN ELLERNİZ DAİM OLSN
sizin şiirleriniz okunmuyor dinleniyor...ve öyle yürekten konuşuyor ki dizeleriniz...sohbetine doyulmuyor..kutladım!
“bir” olan her şey, hem objeler dünyasında hem de zihin içi tasavvur kapsamında bir tür vehimle ya da akli bir varsayımla iki, üç, dört… olmaya açıktır. Böylece bu ek sayıların katılmasıyla çoğalabilir. Ama “ahad” (tek) öyle değildir, bir ikincisi ne zaman tasavvur edilirse yine kendisidir, onda bir artış olmaz.'
diyor AHAD için:)
Bir yerde de TEK;KİŞİ;KİMSE;BİR diyor
Müsavi değilmiş kullukta,BİLAL'in,kimsecikler arasından,değil mi?
Ne mutlu ki o renginden öte aydınlıklara rabbimin izniyle yelken açmış ve dahası 2 cihan serveri peygamberimizi bizzat yaşamış ehemmiyeti yüce rabbim kulu.
Siyaha bu denli yakışacağını düşünmemiştim açıkçası,bembeyaz satırların!
Tüm ezayı,sadece havayı teneffüs edercesine yudumsadı rahman olan rabbim sayesinde. Çektiği aclardan ah etmedi tek rabbine sığındı yinede,yeniden.İşkencenin tadı ona rabbimin sevgisinden ve O'na ulaşma arzusundan dayanılmaz gelmedi.Dili,sesi,kara bedeni,alev alev yanmakta olan ışıl ışıl islam kokan içini beyaza boyadı şükür...Cennetten köşküne tertemiz gitti BİLAL...
Yüreğinize sağlık efendim:)))
Allah razı olsun:)Kaleminiz daim olsun:)))
Mükemmelliği hem özünde hemsözünde ve yazanın yüreğinde..Kutlarım.....
OFFFFFFFF OFFFFFFFF OOOFFFFFF
BU NASIL BİR KALEM BE DOSTUM BİR AN HZ BİLALİN ÜSTÜNDEKİ TAŞI GÖGSÜMDE HİSSETİM YÜREGİNE SAGLIK
Bu şiir ile ilgili 59 tane yorum bulunmakta