Siyah bir kazak vardı üstünde
Dünyayı henüz üşütmeyen bir yoksullukla.
Elin karnına doğru
Sanki kalbini saklar gibi
Gülümser gibiydin
İnsan en tehlikeli gülüşü o yaşta öğreniyor çocuk.
Bilmezsin
O fotoğraf çekilirken
Yıllar sonrasının yorgunluğu
Çoktan sıraya girmişti omuzlarına.
Sen hala oyunu sanıyordun hayatı
Oysa hayat seni çoktan ciddiye almıştı.
Bak çocuk
İleride çok susacaksın
Haklı olduğun halde anlatmayacaksın
Sevdiğin hâlde gidemeyeceksin
Kaldığın halde de kalamayacaksın
Kalbin,
O karnına götürdüğün el kadar masum kalmayacak.
Ama şunu bil
Kimse seni senin kadar anlamayacak.
Kırıldığında bile dik durmayı
İlk sen öğrettin bana.
Düştüğümüzde ağlamayı değil
Ayağa kalkmayı seçmeyi
Senin dizlerinden öğrendim.
Şimdi ben yılların ötesindeyim çocuk
Saçlarımda senin hiç tanımadığın kışlar var.
Ama ne zaman yorulsam
Bu fotoğrafa dönüyorum.
Çünkü hala
En temiz cesaret
Senin o yarım gülüşünde duruyor.
Seni inciten dünyaya ben büyüdüm
Senin yerine direndim
Senin yerine dayandım.
Ve hala
Her şey çok ağırlaştığında
Elim farkında olmadan
karnıma gider.
Merak etme siyah kazaklı çocuk
Kalbimi
Senin sakladığın yerde tutuyorum.
Kayıt Tarihi : 12.1.2026 20:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şair kendi çocuklugundaki siyah kazaklı fotoğraf a ithafen yazmıştır..




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!