Ellerini batırıp siyah boyalara;
Yüzüne sür, tek noktan kalmasın beyaz.
Sonra bir ayna karşısına geç,
İncele görüntünü, beyazın hikayesini yaz.
Sen, o siyahlığı seyrederken,
Aynadan ışık bile çekilmişken!
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Ellerini batırıp siyah boyalara;
Yüzüne sür, tek noktan kalmasın beyaz.
Sonra bir ayna karşısına geç,
İncele görüntünü, beyazın hikayesini yaz.
Sen, o siyahlığı seyrederken,
Aynadan ışık bile çekilmişken!
Beyazı anımsayabilecek misin?
Aydınlığın varlığını hissedebilecek misin?
Siyahın kuşatan korkunçluğunu,
Acının ve hüznün siyahtaki yoğunluğunu,
Kalbine bulaştır da gör! ! Ruhunun yorgunluğunu.
Bir daha sevinçleri yüreğinde bulabilecek misin?
Kaptırdın mı duygularını, acının prangasına,
Kendin sıktınmı! kilidi iyice, hesapsızca.
Yıkıntılarının ardından güneş doğacak sanma,
Karanlık içinden; tekrar yolu bulabilecek misin?
Hayatın değerini bilen; acının hükümdarlığına yenilmez.
Elleriyle itip cümle neşeleri; gözyaşının önünde eğilmez.
Adaleti diliyorsa gönülden; kendini hüzne terk etmez.
Şükür isteyen YARADAN’ ını hep gücendirecek misin?
yüregine saglık Alev hanım nefis dizlerdi kaleminize saglık ****10 saygıalırmla yıldırım şimşek
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta