Hikayelerimi dönüp bakmak için yazdım
siz okuyun diye yazdım sanmayın
şahsımı tanıyanınız yoktur sanırım
cehennem de benimdir
cennet de
her tuğlası benim
her odunu yine benim
kır gezintileri siz şehirlilerindir
bizde bu gezintinin sanı yoktur
karnımız doysun diye
tepeleri çıkar
yamaçlarda yuvarlanırız
"Biz" dediysem yanlış anlamayın
bunu "siz" demek için yazdım
Cennetimin ağaçlarını bir bir kestim
devirdim kavakları
cehennemime odun olsun diye
insan dertsiz yaşar mı
yaşayamaz diyorsanız
göremediğiniz ateşi ben yaktım
albümdeki suratım solgundur
bulamadığımı kaybettiğimdendir
dert anlatmak ne zor iş
kırk kadının ikindi çayında
kırk dili de yetersiz kalır
susmak özgürlüktür
belki de insanlığı çukura gömmektir
iç sesle konuşmak hiç susmamaktır
ey ahali
öd serpti renkleri ebru teknesine
rengarenk kaldı kalbim
bizi Allah yarattı
içimizdeki insanı biz mi yarattık
savaş meydanına tuz serpme vaktidir
zafer yahut yenilgi
mağrur kılamadı beni
utançtan gayri
dönüp seyreyliyorum tepelerden anılarıma
yalın ayaklardan sivri burunlu kunduraya
o denli görünmez kılındım ki
cinlerim belirdi yıllar sonra
ölüler lahde yerleştirilirken
yanaklarının altına bir taş bırakılır
kefenin ucu açılır
sararmış suratı toprak altında
ne görecek ki?
ölümü koklar oldum
mavi denizlerin kalbinde
yıldızlarım balkona döküldü
susmam gerektiğinde
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 23:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!