Sıtkı Sezgin Ergün Şiirleri - Şair Sıtkı ...

0

TAKİPÇİ

Sıtkı Sezgin Ergün

Ağustos böceği gibi yaşamak parlak ambalaj kağıdına sarılı dünyada
Boş vermek veya boş verilmek ölümlüler vadisinin hayat çukurunda
Bazıları karınca yuvasında günah ve sevap ayrımında, uzaktan kumandalı ruhlarıyla
Yıllık planla yaşayarak hayatın çarklarında, saatlerini kurarak ertesi hayatlara
Geri kalanı zevklerin girdabında, yarınıyla bugününü sigara kağıdında harmanlamada
Sayılamayan nesnelere miktarlar sunmakta 29 gram ruhuyla.

Devamını Oku
Sıtkı Sezgin Ergün

ölümü beklemek teneffüs zili kadar tatlı gelmez çaldığı zaman boşlukta
tatlı gelen hep sonu belli olandır bu hayatta
hep yarım kalacağını düşünürsün her zaman sonsuza kadar.
ama unutma, diğer yarın seni bekler karşı tarafta
dön artık evine, geç kaldığın çoktan belli yıpranmış teninde
kapıyı annen açar belki de, senden önce binmişse son otobüse.

Devamını Oku
Sıtkı Sezgin Ergün

Yeni boyutlara dalmak içim yatıyorum hayat uykuma
Sabahların kızıla boyanmış yorgun vücudunda
Üstüme sensizliği örtüyorum sadece beynim dışarıda
Kalbim küçük bir balık misali yeni okyanuslarda
Daha derinlerde aramak içim anlamını hayatının
Hayat akıntılarından uzakta, soyutlanmış somutluklar deryasında

Devamını Oku
Sıtkı Sezgin Ergün

Kara kahvenin tadında ve renginde sabahlarda uyandım.
Alkol kokulu kış uykuları ve son nefeslik cigaralar tadımda.
Beynim düşmüş aşağıya uyurken yatağımdan.
Toplayamadım, çok da çalışmadım her şey gibi.
Kendimi kandırmadım ve yeni sabahlara yelken açmadım korsan gemimle.
Zaten çoktan demirlemiştim bu yıkık limana yıllar önce, dumanlı bir sabah vaktinde.

Devamını Oku
Sıtkı Sezgin Ergün

Hayatı sessize anlamaya çalışırken, veya sesini açmaya çalışırken diğer tarafın
Arkadaşlarım sahte bir kayıttı, enstrümanlar tadıydı, sözler dışarıda boş kalırken
Kimi kıstığımı veya neyi açtığımı sanırken, ayarlarıyla oynadım bilmediğim bir aygıtın
Ne çok dinledim, ne çok dinlendim ne unuttum; ve unutuldum
Başkalarına da çaldı çok veya tek dinlendik, coşturduk ve ağladık
Korsanımız vardı piyasada ama orjinalimizi sandık sadece tek bir elde

Devamını Oku
Sıtkı Sezgin Ergün

Bana hakikaten gerçeği söyledin o gün, yalandan gülümseyerek.
Derime batan hiçbir zaman yalan gülümsemen olmadı gerçekten.
Yalan dünyanın içinde gerçekle yüzleşirken sahte bir bahar sabahı,
Hayatımın ekseninin kurmaca olduğunu idrak etmeye çalıştım.
Gerçeğin meşalesinde yanan ruhum boşluğa karışırken,
Küllerim yalandan gözyaşına yapıştı ve hiçliğe doğru aktı sessizce.

Devamını Oku
Sıtkı Sezgin Ergün

Küçük bir kız çocuğu durdu o gün karşımda oyuncak bebeği kucağında.
Saçından hayat, gözlerinden umut akıyordu bebeği de oyuncaktandı, kucağında.
Elleri plastikleşmişti soğukta, sıkıca sarılmaya çalıştığı kucağındaki oyuncak bebekti yalnızca.
Kimin kiminle oynadığı bilinmeyen dünyada oyuncaktan bebeklerdi yalnızca kucaklarda.
Küçük kız büyümeye çalışacak inatla, oyuncak bebek olmak için bir kucakta.
Her yerde satılan oyuncak hayatların olduğu dünyada,

Devamını Oku
Sıtkı Sezgin Ergün

Şehirlerin içinden geçen vahşi ormanlar, herkesin patikasının çıkmak zorunda olduğu,
Paraya avlanmamak için çevik adımlarla geçmeye çalışırken içinden.
Sessiz ölüm karmaşada, sessizliğinin korumakta kararlı, gelir arada kalanlara.
Materyal umutlar doğanın karmaşasını kesip koparmaya çalışır ölümlülerde,
Ruhundaki buldozerleri çalıştırıp hayal ormanını kesenlerin çoğunlukta olduğu oyunlarda.
Saniyelerden yapılan zümrütten taşların süslediği yüzükleri, parmağına geçirmeye korkanların,

Devamını Oku
Sıtkı Sezgin Ergün

Parmakların dokunmak için uzandı bir şeylere
Sevgin kalmak için uğraştı bu şehirde,
Bedenin gitmenin tadını aldı yanlız ve yalnız saatlerce
Tek ve sen! , yoksa aslında ben,
Arsızca salındım yoksulluk gelgitlerinde,
Suçlu olmak haz verir mi mum alevlerinde

Devamını Oku
Sıtkı Sezgin Ergün

Tepede gözler var anlamsız, sessiz ve sedasız mum ışığında dans eden
Müzik ve sessizlik; kalbin kelimelerden birkaç adım eksik, ruhun boşlukta yüzüstü
Tepede gözler var anlam kazanmak için, sesler yükseldi, kelimeler nefesini tuttu
Sessizlik ve sevda; kimler kim bilir hangi boyutta, titreşen ruhun hala onu aramakta
Tepede gözler var anlaşılmaya başlanan, anlaşılan yetersizken, anlaşılamayan helal sayılırken
Sevda ve serap; sevilmek sevilenden uzakta ve çok gayri bu boyutta benimle nefes alanlar

Devamını Oku