Şişt 1 Şiiri - Alonedark Alonedark

Alonedark Alonedark
114

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Şişt 1

Şişt! Sana Diyorum, Heykel mi Kesildin?

Şişt! Bak yine sağa sola bakıyorsun. Karşında dünya güzeli/yakışıklısı duruyor, sen sanki duvardaki rutubet izini inceler gibi uzaklara dalıyorsun. Kalbine sesleniyorum diyorum, sen "akşam ne yesek?" diye düşünüyorsun. Şu gürültülü dünyada bula bula senin o aşılmaz sessizliğini buldum ya, benim de vizyonuma yazıklar olsun. Öyle uzaklara bakıp felsefi derinliklere dalma; aramızda koca bir deniz yok, sadece senin o "bildirim gelmiş mi?" diye baktığın telefonun var. Burnunun ucundayım, nefesimin gölgesindeyim, görmen için illa alnına tabela mı asayım?

Kaç kere önünden geçtim, görmedin; kaç defa "bir şey diyeceğim" deyip sustum, "ne dedin?" bile demedin. Gözlerim her seferinde "buradayım ey insanoğlu!" diye bağırdı, sen ise rüzgarın estiği yöne bakıp saçını düzelttin. Kaç sabah senin hayalinle uyanıp işe geç kaldım, haberin var mı? Karşındaki boş sandalyeye bakıp çayımı soğuttum, garson gelip "abi/abla birini mi bekliyorsun?" diye acıyarak baktı bana. Sana anlatacaklarım Everest'i aşar da, sen bir "merhaba" desen, ben heyecandan ana dilimi unutur, "ebü-vebü" diye kalırım.

Şişt! Kulağınla değil, o üstüne beton dökülmüş kalbinle dinle beni! Sana seslenen sadece ağzım değil; topuğumun tıkırtısı, masaya vuran kalemim, hatta şu göğüs kafesimin içinde davul çalan o bitmek bilmeyen gürültü... Hangi hayal dünyasında şatolar kuruyorsun? Hangi uzak diyarların rüzgarına kaptırdın o güzel kafanı da, dibinde "güm güm" diye çarpan şu motorun sesini duymuyorsun? Kulaklık mı var ruhunda, anlamadım ki!

Kaç bin kelimeyi senin o tek bir boş bakışına feda ettim, biliyor musun? Yazdığım şiirleri "bu çok ağır oldu" diye yırtıp attım, cümleleri yollarına paspas ettim. Sanki sen Oscar’lık bir başrol oyuncususun da ben arkadan geçen "üçüncü köylü" figüranıyım. Oysa ben bu hikayenin en gerçek, en uykusuz, en "bu kadar da olmaz" dedirten acısıyım. Yürüdüğün yollara kalbimi serdim, "belki takılır da bana bakar" diye; sen ise üzerinden zıplayıp başka patikalara saptın. Seni sevmek; mayın tarlasında gözü kapalı halay çekmek gibiydi. Ben o mayınlara bile isteye "feda olsun" diye bastım, havaya uçtum, yere inerken yine "sen" dedim. Vallahi pes bana!

Şişt! Bak hala kafasını çeviriyor... Zaman dediğin o insafsız nehir akıp gidiyor, haberin olsun. Yarın bir gün aynaya baktığında o kırışıklıklar "merhaba" dediğinde, radyoda eski bir şarkı çalınca ve o anlamsız bir sızı kalbine oturunca hatırlayacaksın bu "şişt" deyişimi. "Biri vardı," diyeceksin, "sesiyle mahallede kedi bırakmayan, beni sessizliğimden bile tanıyan bir deli..." Ama o gün, benim bu yardımsever ellerim senin uzağında, belki bir emekli kahvesinde çay karıştırıyor olacak.

Aslında benim seninle bir alıp veremediğim yok; bütün bu tantanam, senin o sessizliğinin altında kalıp ezilme korkusundandı. Şimdi yoruldum megafonla bağırmaktan, sustum işte. Sesimi cebime koydum, içine de iki tane nane şekeri attım, bekliyorum. Bundan sonrası ne destandır ne de feryat... Bundan sonrası "nasipse gelir Hint'ten Yemen'den" meselesi.

Sana artık "beni duy" demiyorum, "hisset" diyorum. Çünkü senin o seçici kulağının duymadığını belki nasır tutmamış bir yerin hisseder. Ben senin en çok, o kimseye göstermediğin, içine kilit vurduğun "ıssız ada" halini sevdim. Varsın dünya bize sağır olsun, varsın yollarımız kavuşmasın... Ben seni, senin bile sözlükte karşılığını bulamadığın bir dilde, müebbet bir "sır" gibi içime attım.

Hadi şimdi ister git, ister burada saksı gibi dur; fark etmez... Çünkü ben artık duvardaki saate baksam seni, tenceredeki yemeğe baksam yine seni görüyorum (ki bu artık tıbbi bir durum olmaya başladı).

Son sözüm: Sesim bitti, pillerim tükendi ama kalbim hâlâ seninle "şişt şişt" diye telsiz yayını yapıyor... Duyuyor musun, tamam?

Alonedark Alonedark
Kayıt Tarihi : 24.1.2026 23:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!