Ne fırtınalar koptu
Denizler, karanlıkta oynaşan ıslak çarşafların
Rüzgarlar, keskin kılıçların parıltısıydı
Limanda yol bekleyen hiçbir gemi yoktu ki
Gözlerim rıhtımda öylece kaldı
Yüzümdeki solmuş renkler cümbüşünden
Arta kalan sadece onlardı
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



