Ayrılığın da sevdadan olduğunu kim söyledi penceremdeki kuşlara?
Vedalaşmak için bekliyorlar beni son ekmek kırıntılarının başında; vedalaşırsam küsecekler, biliyorum...
Ben ise sisli bir Ankara sabahında gözden kayboluyorum sesizce...
Ve Ankara'nın gölgelerinde titriyor dudaklarım, soğuk peronlar üşütüyor yüreğimi.
Bir simidi bile bölemiyor ellerim usulca, incelmiş parmak uçlarım yanıyor bardaktaki çaydan ve kimseler karıştırmıyor artık şekerini...
Ve ben, sisli bir Ankara sabahında penceremdeki kuşlardan uzak sessizce vedalaşıyorum seninle; kuşlardan uzak, sana yakın...
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta