Sarmış ufuklarını senin gene inatçı bir duman,
beyaz bir karanlık ki, gittikçe artan
ağırlığının altında herşey silinmiş gibi,
bütün tablolar tozlu bir yoğunlukla örtülü;
tozlu ve heybetli bir yoğunluk ki, bakanlar
onun derinliğine iyice sokulamaz, korkar!
Ama bu derin karanlık örtü sana çok lâyık;
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




' elveda ey gelin libası giymiş acuze-i şemta'
demek istemiştir belki de Bediuzzaman gibi..
İstanbul sAaNa netti fikret, Bu hışım niyeyDi..
aman keyfin bilir..
İkilem içinde kalmış, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmeyen bir şair izlenimini uyandırdı bende, sayın Tuğlu.
He Valla He:)
Sağ olasın, tebessüme nasıl dönsündü keder yoksa..
Sayın Sınır- ötekisi,
Ben, etnik kökenleri eleştirmiyorum, bu ülkenin başına yapılan menfur cinayeti onaylayanları kınıyorum. Ve bu menfur cinayeti yapanları, eleştireceği yerde, onlara methiyeler düzen bir namussuzu eleştiriyorum. Burada biraz düşünmemiz gerek, şöyle ki: İdarecileri o ülkeyi kötü idare edebilir, ama, bu demek değil ki, o insan o ülkenin kötülüğüne çalışıyor.Bir ermeninin, bir ülkenin başını hdef alıyorsa, aslında o ülkeyi başsız bırakmak istemesidir. Düşünebiliyor musunuz, bir ülke başsız kalırsa, o ülke ne hale düşer?
Sis tabakası yüzünden gördüğünüz silüetlerin etnik kökenlerini ve dinlerini yanlış analiz etmeyesiniz Hasan Buldu Beyefendi:)
Çok değerli arkadaşlaın yorumlarını okudum, kusura bakmasınlar, hiç birinizin yorumları,doyurucu olmadığı gibi, inandırıcı da dğildi.
Her şeyden evvel, hainleri öven bu şiiri, ermenileri cüretlendimiştir.
Osmanlı padişahı dahi olsa, ermenilerin yaptığı bu menfur saldırı, övünülcek bir mevzuu değil.
Tevfik Fikret'in oğlu olan şerefsiz Haluk, tam bir vatan haini.
Hala Tevik Fikret' i ne diye översiniz bedbahlar?
Göz gözü görmüyordu, şair bağırıyordu ama 'kördü tüm kulaklar'
ve DAHİ sisti:)
T. FİKRET’in içtimai ve maşeri ilk büyük eseridir “SİS”
Bir zamanlar T.Fikret’e “Sis şairi” denildiğide olmuştur.
O zamanın gençliği bu şiiri, - yazmak yasak olduğundan – ezberlemişti..
ATATÜRK dahi bu şiiri ezbere bilirdi.
Hele şu son cümle çok komikti yahu..
Bir zamanlar çarşamba pazarında maydanoz satan abilerim de şöyle bağırırdı..
Gel abla gel bizim bahçenin maydonozları bunlar..Türkan Şoray ablam dahi bu tezgahtan alır maydanozu
Hadi kardeşim şöyle desen anlardık...'' ATATÜRK bu şiiri ezbere bilirdi''...ama ''dahi''si ne oluyor..
şiiri mi övmüş oluyorsun..Atatürkü mü övmüş oluyorsun..
yani öbür alternatifleri yazmak bile istemiyorum cümlenin çağrışımlarıından...
dahi..herkez bilirdi ama Atatürk dahi -bile -bu şiiri bilirdi mi demek istiyorsun..
Neyse ben yine de şöyle anlamak istiyorum cümleni
Mustafa Kemal Atatürk'ün sevdiği ve ezberlediği şiirler arasındaydı Tevfik Fikretin bu şiiri
Kanserojen bir var olma biçimine isyan.. Ya da esrik bir seslenme..
Dolduruşa gelip hortlamamalı hiç bir şair ve dahi bütün haşeratın yerine de uyumalı..sis misali bir ölüm;
Uyuyor gibi kâinatın üzerinde.. mucizevi bir gülümseme iklimi..
Bu şiir ile ilgili 39 tane yorum bulunmakta