Hak şehrinde kaybolmuşum,mülhak ım,Vedat' ım.
Şevk-i hüsn oldu gönül baharı,gûş-i hûş açıldı sana yâr-ı cân.
Artık sükût zamanı,ehl-i dil sustu,dinler onu bülbül-i nâlân.
Sırr-ül-esrâr dile geldi, secde etti cümle derviş ile dîde-gân.
Kavuştu nâdimân oldu nûr- efşân,kaldı nâ-çîz bir şeytanı nâ-dân.
Sabâh-ı mahşer örtüldü cehl ile cerire,vardı Cemâl 'e pür-dîlan.
Yürüdü sabûr-âne Mirâc' a,âşık-ı ervâ ya açıldı esbân.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta