Seninle ne güzel mazimiz vardı,
Hep bana koşardın o gün o gece gibi
Yüreğin nasıl da çekmiş beni sen diye
Ben beklemeye doyamazdım,
Galata'yı Sirkeci'yi.
On beş otuz Üsküdar sireni çalmadı yine,
Seni getiren vapurlar nerede,
Sahiller susardı biz ağlardık öyle mi.
Sakın bu sonbaharı unutma benli günlerini,
Köşe başında soluk alışımı nefesimin buğunu,
Sesimin sana kısık oluşunu unutma Filiz.
Sen gonca güldün koklamaya kıyamazdım,
Gözünün nuruna figan mı değdi neydi.
Yıldızlı gecelere gülümserdik seninle,
Baharların çiçekler açmasına güzel gözlüm.
Sonbaharın yaprak dökmesine iç çekip,
Gözlerinin daldığı her boşluğa,
Ve her kahıra birlikte içerlerdik.
Unutma,
Şimdi gözlerim de sen ve yorgun yüreğimde,
Dokun onlara ben diye o sendin.
Nasıl sileceksin ki söyle başka ellerle.
Gün olur gözlerin gelir aklıma sevdam,
Vururum kendimi ısısız sahillere,
Gün olur uzak diyarlarda gözlerini özlerim.
Gün olur da musallada
Beyazları giydirirsin bana.
Benim hayellerimin bittiği yerde,
Bir el sallarsın ardımdan.
Ben sen senli günlerimi çok sevdim sevdam,
Gün olur uzak diyarlarda gözlerini özlerim.
Hikâyesi:
O sokaklarda anlatılan her acı hikaye gibi,
daha dokuz yaşında bir körpeyken
sevme hissimi başlarmış peki nasıl?
Uçtan uca gülümsemelerle başlar herşey
Üsküdarda
kırık dökük kaldırımların arasında,
acıyla filizlenen o yerde
iki çocuk okul yollarına
o dar sokaklarda belkide bir acı sevdanın
hikâyesini kendi yüreğiyle yazıyorlardı.
Anne bir pamuk şekerde ona alalım dediğinde paramız buna yetiyor
cevabı çokça üzmüştü Mesut'u
o zaman elma şekeri alalım anne,
birlikte böler yeriz bir elmanın iki yarısıyız biz.
İşte vefa ve sevgi buydu
evet olabilir der Fatma Sümeyye Hanım.
Öğle vaktinden akşama kadar cebinde
Sakladığı o elma şekeri erimiş.
birlikte yeriz edasıyla,
özlem'in ve samimi vefanın adı oldu.
Anne ne kadar uzak tutmaya çalışsada,
Mesut'un Filiz'e ilgisini çözemedi bu neydi?
gizliden gizliye oda vicdanının sesiyle,
kırmadan dökmeden yavrusuna
hep nasihatler anlatarak
semtin kızı senin namusundur Mesut
her nerede olursa olsun koru onu.
Yıllarca fabrika köşelerinde birlikte çalıştığı Fatma
Sümeyye hanımın çocukluk arkadaşı
aynı yolları yürüdüğü aynı çileyi çektiği
kader arkadaşı Ayşe Hanıma öyle bir sır bırakmıştı
Fatma Sümeyye Hanımın Bıraktığı sır neydi?
Yıllar yıllar geçti.
Mesut filizlendi lise yıllarında
Ayşe Hanımın can paresi
Filize olan başka duygularla
olan sevgisini gizlemek yerine,
sonunun nasıl biteceğini bilmeden sevdi.
Yıllarca okul yolunda Gülhanede Sarayburnunda
gizliden gizliye buluşmalarla geçti onca yıl
sonu acı yaralarla. Sırlar ve günahlarla?
Yıllar sonra Filiz Tıp fakültesi okuyup iyi kalpli yardımsever bir doktor oldu.
Mesut'sa liseden sonra bir balıkçı iskelesinde rızkının mevsimini bekledi
ne kadar birbirlerini sevseler de
doktor Filiz'le balıkçı Mesut olur muydu?
yazan isterse olurdu.
Yaz sinemalarında sahillerde o dar sokaklarda
nasılda filizlendi o mesut sevgi
nasılda sever insan sonunu bilemeden
seninle ölüm bile güzel diyebilmen ne güzeldi
Denizde bir gün,
dalagaların alabora ettiği tekne
baygın bir halde kaldırırlar Mesutu Tarabya Hastanesine
İç organları çokça bitmiş.
ameliyat masasına aldıklarında,
feveranlar içinde koşar Filiz Mesut'una
sanki yüreğinden kopan bir parça gibi gitmeee.
Hastane koridorlarında Fatma Sümeyye Hanım,
Seskenecekti o gün o sırrı o hakikati??
Filiz ameliyat masasındaki Mesut'a
Damarından ilk kanı verdiğinde.
Anne Fatma Sümeyye koridorda
Yıllarını Paylaştığı arkadaşına,
Şu cümlelerle seslendiğinde,
Filiz olanları işitti
Onlar kardeş tabiki kanını da canını da verecek
o ikiz civan yavru onlar aynı kandan
dedi Fatma Sümeyye Hanım .
Bu sözlere şahit olan Filiz
o acı gerçeği o sırrı öğrendi o gün.
Filiz'in gözlerindeki yaşla
inleyerek dizlerinin üzerine çöküşü.
uyandığında Mesut'a dönüp
Ve fısıldadı ölümün acı yüzünü gözlerine bakarak
bu gece fefakatçı benim anne sen git dinlen Filiz
hazırlar o öldürücü anesteziyi
el ele vererek
kıyarlar civan canlarına o ikiz kardeş
Filizin Karnında daha gün yüzü görmemiş yavrusuyla. 219 numaralı o hastane odasında
O ikiz kardeşin ölüme giden yolunda?
Niye (219) numaralı oda sorusu ???
Bu bir hakikat böyle bir sonu yazan ilahi adalet?
(büyük günahlar Ve Sırlar???
Bu günah kime yazılır peki?
Neye çok düşer se insan o imtihamdadır.
Daha uzun hikayesi Kurşunlar benden kaldı Romanı günahlar Ve sırlar bölümünde
İyi okumalar dostlar
𝓐𝔂𝓻ı𝓵ı𝓴𝓵𝓪𝓻𝓪 𝔂𝓪𝔃𝓪𝓷 𝓪𝓭𝓪𝓶 𝓞𝓻𝓱𝓪𝓷 𝓢𝓪𝓶𝓲𝓱 𝓰ü𝓵𝓵ü𝓴
Orhan Samih GüllükKayıt Tarihi : 14.3.2026 04:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!