Daha güzel bir kalemle, daha güzel bir kağıda; daha güzel şeyler yazmak isterdim. Ama kırık kalbimden, kırık elimden gelen bu.
“Ölmek isteyip de ölememek” derler. Ya! Yanıp da söyleyememek sevdiğine sevgisini. Bir gün geçememek karşısına da bağıramamak “Seni seviyorum” diye. Ağlayamamak; önünde diz çöküp dizlerine sarılıp ayaklarını secde ederek ağlayamamak.
Seni tertemiz, elimde mutluluklarla beklemek, sana güzel şeyler yazmak isterdim, dedim ya, kırık kalbimden kırık elimden gelen sadece bu. Bir yığın kırık, bir yığın dökük.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.



