sağır bir ad susuyor dilime
yağız atlar deliriyor düşümde
yatalak bir cellat eşlik ediyor gölgeme
karanlık sular taşıyor ellerimden
titriyor üzerime mıhla gece
mızrağın ucunda pıhtılaşmadan daha kan
bir ağrı saplanıyor cesede
koşar adım geliyor mezarından seher
çabuk bana kabuslarından ver
iki kere daha doğur beni
toprağın kinine delil tut filizi
düşür parmaklarını kulenin tepesinden
olsun yağmur çulsuzun vecdi
ey, vazifemin kutsal barınağı
gör kille kaynayan tuzlu sıvıyı
çıkarıp gırtlağındaki yüzüğü
kişneyebilir artık şaman tamam mı
artık nerede bir çingene ölse
kurt gibi ulur rüzgar
atlar
alnımda bir parmak izi var
anamın koynuna girmeliyim
o şimdi durur durur ağlar
gönlünde bir balık ters dönmüş
karnında parçalanıyor ay
şaha kalktı geliyor atardamar
oku tutan yaylar gergin
dokunsan bö sesi verir piçliğim
bir orospu ağlasa toprak kokar
boşalır ustasıyla yüzleşen müezzin
iki kere daha unut beni
terler yoksa iskeletin
ateşin kamçısıysa mülevves nefesim
bin yerinden kırılmışsa marifet tırnağı
ve kanı bozuk adamlar
zorluyorlarsa şehvetin sabrını
hızlanıyor demektir rüzgarın nabzı
ol Çalap ki şafidir
pusatlandırır sümbüli havayı
iki kere daha koy ver bana rahmini
suya karşı duran adamı ağlatır ikircikliği
barut sardı aşk kelimesini
ağır bir günah tutuyırum içimde
yalnız sana dökebilirim pisliğimi
musalla taşına yazdığımız kavlimiz böyle idi
Kayıt Tarihi : 29.6.2006 06:00:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!