Ben, bu loş odanın duvarında ağlayan zaman,
Ben, sükûtun cıvaya hapsolmuş yorgun yüzüyüm.
Hangi suret düşse camıma, bir yanılsama, bir yalan;
Asırlardır beyhude bir bekleyişin, buz tutmuş gözüyüm.
Nice yüzler eskittim bu varaklı çerçevenin içinde,
Nice vedalar gördüm, nice sahte tebessümler.
Lakin yemin ederim o duvardaki paslı çiviye;
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta