http://blog.milliyet.com.tr/yukselonacan
Dört bin yıllık kale bozması şey, Diyojen sana sırtını dönmüş,
Dört asırı aşkın zamanda zindanlarında ne çok hayatlar sönmüş...
Bıyığında adam asılan mahkûmlar bilmem kaç yıl yaşamış,
Evliya çelebi yazmış ki gardiyanlarının yürekleri taştanmış.
Ziyaretçiler üç yüz demir kapıyı tek tek açıp bakmakta,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



