Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Saçlarımın güneşi çıkar gözlerim rengini söyler ben yine saçmalarım,
Çekil kenara kendimi sıkıyorum...
Terletmişler beni,
Bir yaz gününde Ağustosun 11'inde bilmeden doğmuşum,
Bana sormamışlar cennetten kovulduğum için... Bir boğanın kızı aslanım onu biliyorum,
Bebekken arsız olan bu kız, büyüyünce de kararsız bir sarmaşık olarak bulur kendini,
Sandıklarda saklanan göbek bağım, hayatı hep sandığım kadar sanır,
Seksen darbesinin ardından... Çok darbe yemedim desem ...



