Noktası başına koyulmuş cümledir ömür
Virgüller konuşmaz sırlara suret
Nerdesin kabuk tutmuş yarası çocukluğumun
Sol göğsümün altında kedi tırmığı
Sana veda etmedim on yedi yaşım
ayık otlarından bulaştı elime moru sevginin
ben
hep bu sebeple karşılıksız aşklara meyil verdim
kaçak düşlere gömdüm umutlarımı
ruhumu eşkıya sevdalara berdel ettim
hangi dağ sakladı beni göğsüne
hangi nehir açık etti günahlarımı
yüzümün toprağını süren eller kim
ya bu deli yangına kanat çırpan kırlangıç
hangi mevsimlerin göçüdür şimdi
ipimi çekecek cellad yüzleri
serseri aynalarda kırılır zaman
ki
bulutlar devrilir köy yollarında
dudaklarında susam tarla kızları
ak gerdan üstüne yakılan türkü
…taze simit ve kırlangıç kanadı
...
Emine DenizKayıt Tarihi : 15.8.2006 17:19:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bazı günler Antoloji’ye girme fırsatım olmuyor. Yoksa elimden geldiğince ve dilim döndüğünce en azından birkaç cümle ile günün şirine “merhaba” demeye çalışıyorum.
On yedi yaşın unutulamayan hatırası mı?
On yedi yaş sevdasının gidişinin unutulmazlığı mı?
Bu gidiş ayrılık mı, kopmamı, sonsuz gidiş mi?
İnsan, farklı bir bakışla imgelenmiş. Sanki baş nokta, bedeni cümle.
Yukarıdan aşağı bakarsak dost misali, söylenen doğrudur. Düşman gibi aşağıdan başlayıp yukarıya doğru süzersek, cümle şekline uygun düşer.
Bakışın, dost bakışı ve algısı olduğu muhakkak.
Virgüller içe kapanıklığın sembolü. O yüzden konuşmaya pek niyetleri yok.
Yarısı kabuk bağlamış çocukluk…
Güzel bir ifade.
Hatırlanmak istenen… Aslında unutulmaya çalışılan bir çocukluk. Belki bu on yedi yaş çocukluğu…
Kırlarda gezinmenin unutulmazlığı.
Ayrık otlarının kokularını elleriyle yakalamaya çalışan geçmişin çağrıştırdıkları.
Karşılıksız aşık olma ve aşkın sol yanındaki yaralarının kanaması.
Eşkiya gibi yaşamak sevdaları.
Belki zorla!..
Parmaklarla tarla gibi sürülen yüzler.
Sevdanın, istemenin, arzu etmenin berdeli mi, unutulmaya çalışılanlar, ancak unutulamayanlar?
Kırlangıç mevsimi.
Görünüp göçmek için…
Cellâdını arayan bir ruhun ilgisi…
Aynalarda kırılan zaman?
Aynaların kendine ve karşılıksız aşkına çatlaması…
Köy yolları.
Bulutların gölgesinde halleşen köy kızlarının susamlı dudakları.
Cıvıltılı ve hedefsiz, biraz da rasgele kırlangıç uçuşları…
Köy yerinde taze simit?
Neden olmasın..
Şimdi her evde fırın ve maharetli eller.
Kanadı kırık hayaller, düşler ve ümitler.
İlginç benzetmeler, imgeler…
Farklı bir bakış ve işleniş…
Emine Deniz Hanımı bu güzel şiiri için kutluyorum.
Sürç-i lisanımızı algı farkı olarak görmeleri dileğimdir.
Bir gün gecikmeyle de olsa günün şiiri ve şairini gönülden kutluyorum.
Altay Tigin
Güne Düşen Şiir Grubu”
otesi,serzenis...duyarli bir yuregin inildeyen sesi...
kutluyorum sevgi ile...
ben
hep bu sebeple karşılıksız aşklara meyil verdim
kaçak düşlere gömdüm umutlarımı
ruhumu eşkıya sevdalara berdel ettim
hangi dağ sakladı beni göğsüne
hangi nehir açık etti günahlarımı
yüzümün toprağını süren eller kim
ya bu deli yangına kanat çırpan kırlangıç
hangi mevsimlerin göçüdür şimdi
elinize sağlık
Bir de taze simit ve kırlangıç kanadı.
Öylesine birleşmiş konular bir şiirn dizelerinde.
Kutluyorum...
Kadir Tozlu
TÜM YORUMLAR (7)