Ne imtihanlar misafir ettik soframızda.
Yalnız kendimizin değil herkesin acısını acı bildik.
Ne varlığa sevindik, ne yokluğa yerindik.
“Dünya imtihan dünyası” deyip herşeye göğüs gerdik.
İşte tam da bu sebepten ruhumuza sadeliği giydirdik.
İşte tam da bu sebepten simit-çay’ın verdiği o muhteşem tadı,
Hiç bir ihtişamlı sofraya değişmedik.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.



