Üşümektir sabahın ayazında bir yastan
Bir taş gibi oturur hasret yüreğe kasten
Gözleri donuk olur, geçmeyen sılâ histen;
Gülüşün, gül değil, rengarenk gülistan olur,
Gurbeti yazınca sen, müebbet destan olur.
Duvardaki takvimin her yaprağı bir selam
Kalpte yitik bir türkü, dilde yarım bir kelâm
Dön dese de yolların diller suskun, vesselam
Gideni uğurlayan garip bir liman olur,
Gurbetin şarkısıyla her zaman yanan olur.
Her bayramın sabahı, sessiz duran sofralar,
Ne çorba kokusu var, ne çocukça tafralar,
Annenin duasıyla ağlar durur afralar,
Sılaya dönmeyenin halleri kurban olur
Gurbetin döşeğinde ağlayan yorgan olur.
Toprak kokusunda var, her nefeste bir huzur
Bir hilâldir alnında, kalbine gelen nazar
Gurbeti taşımaksa, bir ömre düşen özür
Eller kime yâr olur, yar kime turab olur,
Gurbetin acısıyla duygular harab olur.
Düşer mi; Gül dalından, rüzgârı dağlayınca?
Kopar mı gönül teli, hıçkırık bağlayınca?
Dayanır mı gözlerin, özlemle ağlayınca
Sinesine aslıyı gömenler ferhat olur,
Gurbetlerin sancısı, müebbet feryat olur.
...andelip...
Andelip MehmetKayıt Tarihi : 15.1.2026 20:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Andeliplehece.blogspot.com




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!