Şiirlerim sanaydı Prenses.
Çünkü ince ve narin:
Senin parmaklarınla yazıyordum,
Senin güzel gözlerinle bakıp…
Seni sana anlatıyordum…
Bu durgunluk yetmiyormuş gibi
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Her birimiz yaprak dökümünü yaşamıyor muyuz zaman zaman ? Hepimizin hayatından kayıp giden prens ve prensesleri yok mu? Herkesin yaşamında bir 'ıssız adam/kadın' olmadı mı ? ... İşte şiirinizi okurken tüm bunları düşündü yüreğim .. Hakikaten hüzünlenerek okudum . O güzel yüreğinize ve emeğinize sağlık ...
Aşkı, yaşamayan bilmez derler ya, çok doğru bir söz.
Burada ne kadar yazarsak yazalım,
şiirlerdeyazsak,şarkılarda söylesek,tablolarda büyük bir maharetle çizsek bile resmini aşkın,
aslında çok şey anlatmış olmayız.
Yaşamak gerek...
O inanılmaz güzel duyguyu tatmak,
hayatı nasıl renkli kıldığını keşfetmek,
belki de dayanılması zor acısını yaşamak gerek.
İşte o zaman bir başka anlam kazanıyor,
bir başka hissediliyor,
bir başka tarifedilebiliyor aşk.
Karşınızdaki insanı biraz daha iyi anlıyorsunuz...
Sevincini,acısını,çaresizliğini,perişanlığını biraz daha yakından görme fırsatı buluyorsunuz.
Şirinde,
şarkısında,
yazdığı her cümlede başka bir gizemi çözebiliyorsunuz.Sevdalar üzerine güzel yazıyorsunuz arkadaşım... Kısa, öz, hoş...
Bu da çok hoştu...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta