Nice insanlar var, kaderin ordan oraya sürüklediği, yazgısının eseri yalnızlığını; deniz kenarlarında hoyrat rüzgârlara açarak bağrını, dindirmeye çalışan...
Oysa, bilse; yaş dolan gözlerde yıldız yıldız parıldadığını. Mısralarda sevgi kıvılcımlarının tutuşmalarına sebep olduğunu...Nasıl yürekten çağrıldığını...Nasıl gözlere fer, yüreğe can olduğunu...
Ah! Bir tutabilse ellerini...Tırmanabilse beraber gökkuşağına...Sulara, cemrelere karışabilse damla damla sevgileri...
Ah! Aldırmayabilseler etraflarındaki çığlıklara...Kucaklayabilseler kuşları, kedileri, köpekleri...Gülümseyebilseler aç kurtlara...Yeşertebilseler korkmadan sevdâ çiçeklerini...Yoksunluklarını ısıtabilseler güneşin sıcaklığından...Susuzluklarını bastırabilseler göklere açılan elleriyle...
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




VAY BE...... ŞİİR AĞLASIN....YORUM AĞLASIN......BİZ DE OKUYALIM.....VUSLATA HASRET.......HARİKAYDI.........SAYGILAR
Güzeldi..
Şiirler ağladıkça yürekler de ağlayacak demektir..
Gözü yaşlı bir toplum olmak da doğru değil ama..
Aşk ,hep yıkılışlar üzerine mi oynayacak bu topraklarda?
Sevecen,içten yazılmış bir kronikti.
Kutluyorum Sayın KOR'u.
enfesti can dostum....
Şiirler ağlar,şairler ağlar,dizeler her şeyi anlatırda,yürekler ya yürekler.Kaleminiz daim olsun.Yüreğinize sağlık.Güzel bir eserdi.
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta